| |
Türkiye halen kadın iş gücünü ülkenin ekonomik
kalkınmasına dahil etme sürecini yaşamaktadır. Bu doğrultuda yapılan
çalışmalar önemlidir, nitekim kadının sosyal ve ekonomik statüsü iş
gücüne katılımı, yaptığı iş ve geliri ile belirlenmektedir.
Türkiye’de okuma-yazmasıi olmayan kadın nüfusu genel
nüfusun %19,4’unu oluşturmaktadır. Okuma-yazması olan kadın nüfusun
içinde ise sadece %35,2’si ilkokuldan sonra eğitimine devam edebilmiştir.
Türkiye’de üniversite eğitimini sürdürebilen kadın sayısı genel
nüfusun %10,5’idir.
Kilim atölyesinin bulunduğu Van şehri, Mezopotamya
vadisinin kalbinde, İran ve Irak sınırları yakınında, Doğu Anadolu
Bölgesinde yer almaktadır. Bu bölgede okuma-yazma ve çalışan nüfus
oranları, bölgede 1984-2000 yılları arasında süregelen çatışmalara
kısmen bağlı olarak, Türkiye’nin diğer bölgelerine göre, daha düşüktür.
Bu çatışmalar hem birçok insanın oturdukları yerleri terk etmelerine
sebep olmuş, hem de bölgede tahminen 20,000 çocuğun okula gitmesine
engel oluşturmuştur.
Yapılan araştırmalara göre Doğu Anadolu Bölgesinde
yaşayan kadınların %93,5 kadarı herhangi bir gelirden yoksundur.
Devlet istatistikleri, bölgedeki ailelerin %32’sinin “oldukça fakir”
olarak tanımlıyor.
Türkiye’de “oldukça fakir” olarak tanımlanıp,
6-25 yaş arası kadın nüfusu üzerinde yapılan çalışmalarda, bu nüfusun
%12,9’unun okuma-yazma bilmediği tesbit edilmiştir. Bu kategorideki
kadınların %61,6 kadarı çalışmayıp, %85,8’inin hiçbir geliri bulunmamaktadır.
Yine aynı nüfusa ait kadınların %97’sinin sosyal güvencesi olmayıp,
%57,2’si ise sağlık sigortasından yoksundur.
Daha detaylı bilgi için: www.die.gov.tr
Kilim atölyesinden bazı hikayeler:
Hülya,
6 yaşından beri kilim dokuyor. Ailesi 11 kişi. Ailede
tek çalışan o. Köydeyken öğretmenler gitmiş, o yüzden
okula gidememiş, daha sonra Van’a geldiğinde de yaşı büyük
diye okula almamışlar. |
|
Cemile,
okumayı 8 yaşında atölyede öğrenmiş. Ailesi 11 kişi. Ailede
başka çalışan yok. En çok istediği şey, annesinin dişlerini
yaptırmak. Çünkü annesinin gülüşünü çok seviyor. “Okumak
isterdim ama olmadı." |
|
Hayriye,
ilkokul 3’e kadar okumuş. Annesi, hastalandığında köy
yolu kapalıymış ve hastaneye götürememişler. Artık annesinin
çocuğu olmuyor... |
|
Kezban,
Feraşin’den gelmiş, ailesi köyden ayrılıp Van'a göç etmek
zorunda kalmış. |
|
Hasibe,
Hizan’dan göç etmişler, maaşını aldığı zaman, önceleri
babasına yardım ediyormuş çünkü babası işsizmiş. Artık
bir yıldır, maaşı tamamen kendine kalıyor. Annesi maaşını
aldığında annesine biraz veriyor, o da eve eşya alıyor.
Bir arkadaşı ile çarşıya çıkıp, kendilerine giysi alıyorlar.
Paraları artarsa da pastaneye gidiyorlar. |
|
Tanya,
meslek sahibi olmak istiyor, iyi bir geleceğin hayalini
kuruyor... “Gezip görmek istiyorum,sizin gibi...” En büyük
dileğim aileme iyi bir gelecek hazırlamak! |
|
Meryem,
okuma yazmayı atölyede öğrenmiş. O ailenin tek çalışsan
ferdi. “Abilerim de çalışmak istiyor ama burada erkeklere
pek iş yok...” |
|
Nazime’nin
ailesi on kişilik. O da ailenin tek çalışan ferdi... Van
da pek iş olmadığını belirtiyor.
|
|
Bedia,
kardeşi ile beraber çalışıyor atölyede. Ailede çalışan
sadece o ve kardeşi. Bir halıyı yirmi günde dokuyor Bedia. |
|
Esice,
altı senedir kilim dokuyor. Ailesi 12 kişi, 8 kız, 2 erkek.
Ailede tek çalışan o. Ailenin geçimini Esice sağlıyor.
|
|
Zeynep,
6,7 senedir kilim dokuyor. Kilim dokumanın zor olmadığını
belirtiyor. “Zor değil severek yapıyoruz... |
|
Filiz
ve Çiğdem, sabahları atölyeye gelip öğleden sonra
köye gidiyorlar.
|
|
|
|